Size bir telefon kadar yakınım. GSM: 0 555 274 41 97
"Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek" dediği gibi şairin, o telaşla sevdiklerinizle doyasıya sohbet edemediniz. Gözünüz saatte söyleştiniz, hep konuşur gibi yaşadınız, yarışır gibi çalıştınız. Hep yetişilecek bir yerleriniz vardı, aranacak adamlarınız, yapılacak işleriniz. Bir sonraki günün telaşı bir öncekine karıştı, başkalarının hayatı sizinkini aştı. Sabahları çalar saat sesi yerine, kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu veya sevgilinizin busesiyle uyanma düşlerini hep ertelediniz. Yirmili yaşlardayken otuzlara kurdunuz saatinizin alarmını, otuzlarınızda kırklara, belki sonra ellilere. Lakin öyle yanlış kurgulanmıştı ki hayat, kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size, artık uyku girmez olmuştu gözlerinize. Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda; söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmadı yanınızda. Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz vakti gelip sandıktan çıkardığınızda; birde baktınız ki tedavülden kalkmış.  Tedavülden kalkmadan hayatınız terapi alın. Kendiniz ve sevdikleriniz için gerçekten bir şeyler yapın.
Eşcinsellik Kader Değildir En İyi Terapistim BEN Erken Boşalmanın Üstesinden Gelmek Vajinismus'un Üstesinden Gelmek Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı Edebi Cinsellik
 

Muayene İçin Randevu

            Hasta bir insanla sağlıklı bir insan arasındaki en büyük farklardan biri; sağlıklı insanın geleceğin korkularını ve geçmişin yükünü taşımadan, içinde bulunduğu anda herhangi bir kaygı duymaksızın nasıl mutlu yaşayacağını bilmesidir. Biz insanlar geçmiş ve geleceğin o denli etkisi altındayızdır ki; çoğu zaman çocukluğumuzun altın günlerini anarız ya da bizi en fazla keyiflendireceğini düşündüğümüz yaşamımızın bir parçasını sıkça zihnimizde tutarız. Bu durumun nedenini, o günlerin kaygısız ve hayatın sorumluluklarının omuzlarımıza henüz çökmediği günler olmasıdır. Bu nedenle geçmiş terk edilmediği, halen şimdiki zamana sızdığı için kişi hastadır. Ama şimdiyi yaşamak; hayatın anlamını kavrayarak kişinin kendi sorumluluğunu almasıdır.

          Yıllardır hekimler ve terapistler insanların sıkıntılı zamanlarında onlara yol göstermeye çalıştılar, onların endişelerini, korkularını, üzüntülerini paylaşmak adına dinlediler ve "yanınızdayız, dilerseniz çözersiniz, yeterki isteyin" mesajını verdiler. Terapistler için önemli olan "siz şu an sıkıntıdasınız, ben sıkıntınızı anlıyor, önemsiyor ve üzülmenizi istemiyoruz" diyebilmekti. Terapist ancak amatörce karşındaki hastanın sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi görebilirse ve sevdiği insan olarak kabul edebilirse hastasına yardımcı olabilir, onu rahatlatabilir. Hasta terapiste, sevecen, anlayışlı, duyarlı, yakın, doğru ve olaylara bir bütün olarak bakabilme becerilerine sahip olduğunu düşündüğü için başvurur. Çünkü bir hastayı tanımak yalnızca eğitimle edinilebilecek bir özellik değildir, terapistin onunla arasında oluşan bağı yaşamasıdır, bu zamanla terapistin kişiliğinde belirli bir birikim sonucu oluşur veya oluşmaz. Bu bağlamda kuramsal bir noktaya takılmak doğru olmaz. Zen öğretisinde dendiği gibi; "senin içinde büyümedikçe o bilginin sana yararı olmaz." Carl Gustav JUNG da; "kuramlarını iyi öğren, ama yaşayan ruhun mucizesine dokunduğunda onları bir yana bırak" derken, terapide yaşanan süreçlerin kavramlar içine sokulmasının zorluğunu vurgulamıştır.

İnsanların ruhsal sıkıntılarını, evlilik ve cinsel sorunlarını bir kültürel oyun olarak görmeleri ve bu oyuna dışardan belli bir mesafeden bakabilme yeteneği kazanmaları çok önemlidir. "Bilgi kuvvettir" derken Bacon bunu kastetmişti. Bu yüzden ruhsal, ilişkisel ve cinsel bilgilendirme yapma çabam varoluşsal çatışmalardan kültürel kimlik sorunlarına, oradan da insanın kendini anlama ve bulmasına doğru bir yol açsın istedim. Çünkü her sorunun çözüm kaynağı kişinin içinde gizlidir.
 
"Sel gider, kumu kalır" misali insanoğlu yaşadığı olayların çok azını hatırlar. Bilinç düzeyinde anılardan çok, anıların sentezleri ve çıkarımları vardır. Bazen bu çıkarımlar ve sentezler; savunma mekanizmları ile çarpıtılmış yada tamamen tersine dönmüş olabilir. Bazen de ham maddeleri olan anılar gibi onlar da bilinçdışına bastırılmış olabilir. Dürtüler ve bunlara karşı koymaya çalışan savunma mekanizmalarından doğan çatışma kişide gerilim yaratır. Doyurulmayı bekleyen dürtü; sosyal gerçekler, yasaklar, cezalandırılma tehditleri ile karşılaşır. Bu çatışma sonucu ortaya çıkan olgular; kaygı, suçluluk, ketlenme, utanç, evlilik sorunları, erken boşalma, iktidarsızlık, orgazm olamama veya vajinal ilişkiye izin vermeme şeklindeki cinsel işlev bozukluklarının belirtileri ve diğer patolojik kişilik özellikleridir. Terapi ile amacımız; var olan bu belirtileri hastanın ortadan kaldırabilmesi için bilinçdışındakileri bilinç alanına kazandırmak ve bunu yaparken de ego dediğimiz iradeyi güçlendirmektir.
 
Kısa Bir Öykü: Bana baş vuran her hastama şu kısa öyküyü anlatırım: "Siz ve ben fırtınalı bir havada, açık denizdeyiz. Göz gözü görmüyor. Bir kayıktayız. Her ikimizde de bir kürek var. Uzakta zorlukla seçilen bir deniz feneri var. Bu deniz fenerine doğru kürek çekmek zorundayız. Birlikte uyum içinde kürek çekersek, bu kayık sağ salim kıyıya çıkar ve terapi başarılı olur. Ama siz bir tarafa, ben bir tarafa kürek çekersek yani aramızda bir uyum olmazsa, kayık olduğu yerde döner ve batar. Terapi başarısız olur. İkimizde bunu istemeyiz. Bu nedenle birlikte uyum içinde çalışmalıyız. İşte işin sırrı budur."
 
Terapiye "ben bu sorunla veya sorunlarla yaşamak istemiyorum ve tedavi olacağım" diyen ve aşağıda yazılı olan kuralları baştan kabul eden kişiler alınmalıdır. Çünkü hasta terapiste kendini anlatmak, öğretmek ve teslim etmek istemelidir. Terapistte hastasını anlamak için, var olan bilgilerini ve tecrübelerini, sezgilerini, duygularını ve hatta başarısızlıklarını da bir araç olarak kullanmalıdır. Terapist kalıplaşmış bilgilerin yerine, her hastayı tek ve eşsiz gören bir yaklaşımı kabul etmelidir. Hasta şimdi ve buradadır. Terapi sürecinde terapistin yorumları, tarafsızlığı, anlayışı, gerektiğinde sessizliği, hastamın öznel dünyasında yankılanır. Unutulmaması gereken önemli bir nokta; annenin hangi ninniyi söylediği değil, çocuğun onu nasıl algıladığıdır.
 
İnsanın ruhsal ve cinsel sırlarını çözme yolculuğunda büyük bir deneyim ve bilgi zenginliğine sahip olunması gerekir. Terapist, hastanın getirdiği farklı malzemeler arasında bağlantılar kurmalı, varsayımlar oluşturmalı ve inşa ettiği tanıyı hastasına net bir şekilde anlatmalıdır. Yani gözleri bağlı adamların bir filin değişik yerlerine dokunup, fili sadece o parçaların bilgisi ile tanımlamaları gibi, terapist de edindiği tüm farklı bilgileri, bir fil tanımında buluşturmalı ve herşeyi hesaba katarak tanısını koymalıdır.
 
Terapide Kontrat Maddeleri
Hasta terapistiyle birlikte belirleyeceği randevu takvimine uymaya söz vermelidir.
Hasta terapist tedaviyi kesmeden tedaviye ara vermemelidir.
Hasta terapi sürecinse boşanma, ayrılma, iş değiştirme vb. hayatını etkileyecek kararlar almamalıdır ya da bu kararlarını uyguladıktan sonra terapiye gelmelidir.
Hasta terapistin vereceği ev ödevlerini yapmaya söz vermelidir. Çünkü yapmamakla, yapamamak ayrı şeylerdir.
Hasta her konuda terapistine açık, samimi ve dürüst olmaya söz vermelidir.
Hasta dışavurumlarını kontrol altına almalıdır. Hasta kendisine ve çevresine zarar vermeyeceğine de söz vermelidir.
Evli hastalar, terapist ilk görüşmede aksini belirtmezse, çift olarak terapiye gelmelidirler.
Terapist izin vermeden cinsel ilişikiye girilmemesi konusunda hasta veya hastalar terapiste söz vermelidir.
Hasta terapistin önereceği kitapları ve notları okumaya söz vermelidir.
Cenk KORAY'ın söylediği gibi terapist hastasının kutusunu açtığında; bazen çok yoğun bilinçdışı çatışmalar veya kişilik patolojilerinin varlığıyla karşılaşabilir. Bu durumu terapist hastasıyla paylaşır ve terapinin uzayacağını söyler.
Yukarıdaki maddeleri başından kabul eden hasta veya hastalar terapiye alınmalıdır. Ama önce hasta 24 saat düşünmeli ve öyle karar vermeledir. Çünkü aceleyle verilen kararlar sağlıklı olmaz. Kontrat maddelerini kabul eden ancak terapi süreci içinde bunlara uygun davranmayan hastalar terapist tarafından önce uyarılır. Eğer hastanın kontrat maddelerine tecavüzü devam ederse, terapist terapinin kesileceğini hatırlatır, hsta yine devam ederse terapist terapiyi sonladırır.
 
Randevuya Gelirken Hastanın Bilmesi Gerekenler
—Terapistin önerdiği kitaplar ve hasta için hazırladığı notlar dikkatlice okunmalıdır.
Muayene veya danışmanlık için hastanın randevu verilen saatte gelmesi önemlidir.
Daha önce yapılmış tüm film ve tetkikleri hasta terapistte göstermek için yanında getirmelidir.
—Hasta muayene randevusu için verilen tarih ve saatte terapisttin ofisine gitmelidir.
 
Dr.Keçe'nin Önerileri:
Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için kendinize ilgi gösterin. Duyguları, korkuları, sevinçleri ve özlemleri olan bir insan olduğunuzu hiçbir zaman unutmayın. Yaşamın tüm zorluklarını göğüsleyin. Güneş ışığı gibi olun, yaşamın tüm güzel renklerini içinizde barındırın. Tüm bunlara rağmen cinsel yaşamınızı renklendirmek ve sorunlarınıza çözüm bulma ihtiyacınız olduğunda, görüşmek için terapistler hazır olacaklardır. Ve terapistler sizlere yardımcı olduklarını görebildikleri, sizlerin sesini duyabildikleri ve sizlerin sevgisini hissedebildikleri sürece var olacaklardır.
"Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek" dediği gibi şairin, o telaşla sevdiklerinizle doyasıya sohbet edemediniz. Gözünüz saatte söyleştiniz, hep konuşur gibi yaşadınız, yarışır gibi çalıştınız. Hep yetişilecek bir yerleriniz vardı, aranacak adamlarınız, yapılacak işleriniz. Bir sonraki günün telaşı bir öncekine karıştı, başkalarının hayatı sizinkini aştı. Sabahları çalar saat sesi yerine, kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu veya sevgilinizin busesiyle uyanma düşlerini hep ertelediniz. Yirmili yaşlardayken otuzlara kurdunuz saatinizin alarmını, otuzlarınızda kırklara, belki sonra ellilere. Lakin öyle yanlış kurgulanmıştı ki hayat, kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size, artık uyku girmez olmuştu gözlerinize. Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda; söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmadı yanınızda. Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz vakti gelip sandıktan çıkardığınızda; birde baktınız ki tedavülden kalkmış.  Tedavülden kalkmadan hayatınız cinsel terapiye/evlilik terapisine gelin. Kendiniz ve sevdikleriniz için gerçekten bir şeyler yapın.
 
Evlilik Terapisi
Empati yapamama yani kendini onun yerine koyamama ve yaşanan durumlara diğerinin gözüyle bakamama, cinsel işlev bozuklukları, senin annen benim babam gibi ailesel problemler, düşünsel ve duygusal paylaşımların azlığı, eşini kendisi gibi zannetme, sorumlulukları paylaşmama, kendini ve beklentilerini doğru ifade edememe, diğerini anlayamama, sevgi ve öfke gibi karşıt duyguları bir arada yaşama, ilgi alanlarının farklılığı, boş zamanları birlikte ve kaliteli geçirememe, beklentilerin farklılığı, çocukların gelecekleriyle ilgili başka hayaller kurma, çocukların sorumlulukları ve geleceği konusunda mutabakata varamama, ekonomik konularda anlaşmazlıklar, cinsiyet rollerine olan aşırı bağlılık, eşlerin önceki yaşantılarından getirdikleri olumsuzluklar, eşlerden birine fazlaca yüklenme, ilişkiye bir başka kişinin eklenmesi, ilişkiye aileden birinin müdahale etmesi, bir arada yaşamanın sürdürülememesi ve benzeri birçok neden kişileri evlilik yaşantısında sıkıntıya sokmaktadır.
Her bireyin kendine ait bir özgeçmişi, mizacı, ailesi ve çevresi olduğu düşünülürse iki insanın uyum içinde olmasının zorluğu ortaya çıkıyor. Bazen bu zorluğun sebepleri çok basit olabiliyor ve çiftlerin bunu idrak etmesiyle sorunun çözülmesi kolaylaşıyor; ancak bazen altta yatan nedenler çok yerleşmiş olabiliyor. İşte bu durumda evlilik terapistlerine başvurulmasında fayda vardır. Çünkü çatışmalar yaşandıktan sonra, profesyonel bir yardım almadan; insanların birlikte yaşamayı öğrenmeleri çok zor bir süreçtir. Bu nedenle evlilik terapisi son yıllarda önemli ölçüde rağbet gören bir yardım konusudur.
Bilinçli ve birbirlerine değer veren çiftler problemlerini, profesyonel yardım ile çözmeye çalışırlar ve bu çoğunlukla işe yarar. Birbirleri için ne ifade ettiklerini kavrayan çiftler, evlilik terapistiyle birlikte kendi öznel ilişkileri içinde bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta iletişim açık, sağlıklı ve nettir, karşılıklı anlaşılabilir bir konuşma öğretilir, kişilerin olaylara tek yönlü olan bakış açıları zenginleştirilir, farkındalık arttırılır. Bu süreçte, evlilik terapisti bir hakem rolü üstlenmez, çiftler temelde birbirleri için ne ifade ettiklerini anlamakla işe koyulurlar. Çünkü hem terapi ortamı, hem de terapist evliliğin bitmesine ya da devam etmesine karar veremez, vermemelidir. Bir ilişkinin sağlıklı şekilde devam etmesi, çiftlerin uzlaşmazlıklarını çözebilme yeteneğine ve isteğine bağlıdır. Çiftler arasında ilişkinin sorun haline geldiği durumlarda; çatışmalar, aşağılamalar, tehditler ve sen dili kullanımının dayanılmaz ağırlığı ortaya çıkar ve şu cümleler sıklıkla kullanılmaya başlanır:
"Sen beni sevmiyorsun. Sen bana değer vermiyorsun."
"Sen beni hiç anlamıyorsun. Ben kendimi sana anlatamıyorum."
"Sen önceden böyle değildin, çok değiştin."
"Sen hep böylesin. Hiç değişmeyeceksin."
"Artık senin bu kadar duyarsız olmana dayanamıyorum."
Evlilik terapisinde en temel müdahale tekniklerinden biri olan yeniden çerçeveleme ile; çiftin olaylara neden olan şemalarını değiştirir, farklı bakış açıları sunarız, daha fazla seçenek sahibi olmalarını ve duygularının daha az ayaklarına dolaşmasını sağlarız. Böylece yukarıdaki soruların anlamıda kalmaz.
Hangi Durumlarda Evlilik Terapisi Yapılamaz? Eşlerden birinin terapi motivasyonu düşükse, eşlerden birinde veya her ikisinde narsistik kişilik bozukluğu veya borderline kişilik bozukluğu vb. ruhsal bir problem varsa, alkol, uyuşturucu bağımlılığı problemi varsa, evlilik terapisinin sağlıklı olarak yürütülmesi mümkün değildir.

Etiketler: Muayene  İçin  Randevu  Favoriler & Paylaşım

Geri Dön

Ayavar Cem Keçe

Sunduğum Hizmetler
Google Grupları
A. Cem KEÇE grubuna abone ol
E-posta:
   
Çalışma Saatleri

Muayenehanemiz 10.00 – 22.00
saatleri arasında açıktır.

Lütfen MUAYENE ve DANIŞMANLIK
için sekreterimden RANDEVU alınız.

İstatistikler
Bugünki Hit
: 4464
Toplam Hit
: 12338928
Online Kişi
: 21
Ankara Tabip Odası Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği
The Masterson Institute  
 

 

Web Tasarım: Web tasarım

Adres : 8. Cadde 77/1 Emek- Ankara
Telefon : 0.312.213 01 32 - 0.312.213 01 33
Gsm : 0 555 274 41 97
Mail : info@drcemkece.com
Eşcinsellik Cised Vajinismus Erken Boşalma Kişisel Gelişim Penis Sorunları İktidarsızlık Evlilik Terapisi Kızlık Zarı Kişisel Gelişim mikxi haber gitar uzmanlar web tasarım osman gitar kursu