Mektuplar - Karanlığın Ortasında
'Ayrılığın kuşatmasıyla yaşıyor yalnızlığını genç adam. O'nu özlüyor...
Gözlerini kapatıp tutku dolu anılara doğru bir yolculuğa çıkıyor yeniden. Bedeninin her noktasında kadınının parmak izleri...
Ayışığı parlaklığıyla boyansa bile, silinmiyor tutkulu dokunuşların çılgınca öpüşlerin izleri. Zaten genç adam da istemiyor izlerin silinmesini...
Müptelası olduğu bedenin yuvarlak kıvrımlarını düşlüyor ve düşledikçe özlemle titriyor. Özlem ve düş oyunuyla, bedenini o kadına yeniden sunacağı günleri bekliyor...'
Canım,
Sana bu yazıtı çok uzaktan yazıyorum. Hala yalnızım, hala seviyorum seni.
Ve sensizliğimin ertesi...
Yine boşluktayım. Ne yapacağımı bilemiyorum. Seni düşünürken ağlıyorum.
Yabancı'yı okumaya başladım. Ve biraz alışveriş yaptım. İki milyon para dağıttım anlayacağın.
Annemle telefonda tartıştık biraz. Aramadım diye meraklanmış. Bende 'ne zaman istersem o zaman ararım, bu saatten sonra hesap veremem' falan dedim. Hem kızıyor hemde gülüyor bana.'Bir de erkek olsaydın hiç söz dinletemezdik, hep belanın içinde olurdun' diyor. Ama en çok kızdığım O'nun hakkında söyledikleri: O'nun beni ne kadar sevdiğini görmüyormuşum, O'nun benim mutluluğum için önceliklerini ertelemesinden ve bu yüzden de acı çekmesinden sorumlu olduğumu falan vb. Ben de 'artık O'nun için üzülmene gerek yok' dedim. 'Nasıl yani' dedi. 'Böyle işte' dedim. 'Bu kadarını bilmen gerekiyor ama kesinlikle bilmen gerekiyor' dedim. 'Oldu' dedi.
Bilmiyorum hayatım şu anda ne yapıyorsun? Bu ilerleyen saatte, ben de, ne yazdığımı toparlayamıyorum. Üzerimde senin kazağın, odamdayım, seninleyim. Zeki Müren dinliyorum. Kahve içiyorum.
Aşkım,
Seninle çok güzel bir hafta sonu geçiridim. Yine konuşmak, saatlerce konuşmak özlemim oldu. Zamanla, birlikte, gelen her duruma, yapıcı çözümler üretecek durumdayız. Yeter ki tükenmesin sevgimiz. Yurdışı mı? Kazandım diyelim sınavı. Senin gelemeyecek durumun olmazsa gitmem. İnan hayret ediyorum, bazen, verebileceğim gözealabileceğim kararları düşündükçe. İnsanın beklentileri var gelecekten, çocukluktaki özlemlerimizle yoğurmaya başlayıp bugünlere getirdiğimiz beklentilerimiz. Halledeceğiz canım. Sen hiçbirşey için üzülme. Ben sadece sana ihtiyaç duyuyorum, sesine, kokuna, beynine.
Ve sensiz gelen sabaha günaydın...
Birazdan güneş doğar, senin olmadığın bu şehrin üzerine...
İçinden geçipte, bir anda yanımda olmak istediğinde yazarsın bana.
Yazıtımın sonlarına gelirken, sana benimle beklediğin güzel günleri yaşamanı diliyorum.
Uzaklarda, sana gelen yolların dahi hayal meyal görünmediği kadar uzakta, ağaçlı yoldan geçilip, karanlık bir sokaktaki bu apartmandaki küçük dairede, arka odada, hemen hemen günün her saatinde, sevgisini yaşattığın sürece, yalnızca senin olan bir kalp var. Ve o kalp seni çok seviyor canım.
Tek dalımsın. Hayatımsın...








Yorum Ekle
Yazdır
Arkadaşına Gönder
Yorumlar