Dr. A. Cem KEÇE
ÇALIŞMA SAATLERİ
Muayenehanemiz
10.00 - 20.00 saatleri
arasında açıktır
Ankara Tabip Odası Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği
SOSYAL MEDYA
Google Grupları
Dr. Cem KEÇE
grubuna abone ol
E-posta Adresiniz:
Bu grubu ziyaret et

Denemeler - Savrulan Hayat

"Özledim seni. Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir. Beynimi uyuşturuyor özlemin. Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum..."
Can Yücel

O'nun sevgilisi yoktu. Sevgilisi olan birilerini görür ve aynı kişinin başka bir sevgilisi olduğunu da. Sevgilisi tamam da, peki diğeri nedir? Nisan yağmuru kadar kısa ömrümüzde ne anlam taşır? Anlaşılmaz, anlayamaz. Hayat bu ya O'nun da bir gün bir sevgilisi olur ve bir gün bir yerlerde bir sebeple yada sebepsiz bir tane daha sevgilisi olur. Artık birileri de onu anlamıyordur'

O'nun evli arkadaşları vardı. Bazen özenle bakardı o huzurlu sıcaklığa. Öyle ya en önemli kararını vermişlerdi hayatlarının, mutlu çiftlerdi. O da evlenmek ister. Çünkü evlilik güzeldir, huzurludur. Bir gün duyar ki adam sekreteriyle, Allahım hem de o kıçı kırık saçaklıyla yada o kel şişkoyla. Olacak şeymidir, aptalmıdır? Gül gibi karısı yada su gibi kocası vardır. Hangi akla hizmettir anlaşılmaz, anlayamaz. Bakar ki evlilik adına dünyanın tüm anlamlı sözcükleriyle düşünülen ne varsa, daha doğrusu düşünülemeyen akla sığmayan her şey başındadır artık'

O tüm unutulanları unutuldu sanmıştı. Nerededir ve nasıldır soruları rakısına çoktan meze olmuştu. Sadece son 'yine söylenecek hiç bir şeyi söyleyemedim sanki sana' derken ki vedasını hatırladığı, ilk gördüğü gün içine aşkı düşen güneş yürekli adam yoktur artık. Ayrılmışlardır. Birbirlerinden çok uzağa düşmüşlerdir. Gitti ve doldu sanmıştır, zamanla, içinde ki kocaman boşluk'

O bekardı. Birini görür boşanmış. Oysa boşanan gençliğinde aklına hayran kaldığı bir dilberdir. Bilmez mi ne istediğini? Niye girer bu işe? Girdiyse niye bitirmez? Bilmez yaşamadan insan. Sevişiyorken bir gün sevişi-yorduğunu. Bilmez insan insanı ve gelecek olanı. Bilmez insan içine girmeden önce kendini ve karşısındakini çoğaltamadığında ne yapacağını. Ve hiç kimsenin değişmeyeceğini bilmez çünkü önceden bilinmez. Kör olmanın acısını anlamak için mutlaka birinin parmağını sokması gerekir yeşil gözlerine. Yoksa yüreğini ürpertmez yalnızca karanlığı hayal etmek'

O bazen anılarıyla teke tek oturur bir masaya. Bir şeyler uçuverir içinden. Biner hüzünlü geçmişinin köhne garından Ankara expresine. Güzel hatıralarla birlikte, o ilk acemi öpüşün yorgunluğunu hissederek, uçup gider benliği bir tren içini çizip geçerken geçmişe. Buz gibi oluverir içi. Hâlâ unutamadığını anladığında kocaman duvarlarla örülmüş geçmişine çarpar tren'

O'nun çocuğu oldu. Çok önemliydi. Nasıl bırakır insan bu aile ortamını? İşte hayatının en en önemli yanıt bekleyen denklemi: Ya yapmayacaktın ya da bırakmayacaksın. Ne komik değil mi? İdeal olanı bırakmamak. Ama ideal ne? Kim belirliyor? Neye göre ideal? Kimin başkasına bağışlanacak, başkası için vazgeçilecek bir hayatı var? O zaman sen karına bağışla bir başkası çocuğuna! Mesele film karesinin dışına çıkabilmekte. Oysa insan bilmez yaşamadan. Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar hayatın kendi var oluş özlemi için doğan kızlar ve erkekleridir. Sizin vasıtanızla dünyaya gelirler fakat sizden bir hayat çalmaya gelmezler. Sizinle beraberdirler fakat sadece size ait değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz hatta düşüncelerinizi de verebilirsiniz. Ama hayatınızı asla. Verebilecek düşüncenizin olması bile onlar için şanstır. Vücutlarını yanınızda tutabilirsiniz ruhlarını tutamazsınız. Ruhları yarın da yaşar onların yarınına gidemezsiniz. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetemezsiniz çünkü hayat ileriye doğru yürür, dünde oyalanmaz. Siz yaysınızdır onlar geleceğe fırlatılmış ok. Okçu sonsuzda izi görür, okunun düzgün ve hızlı gitmesi için sizi bükebilir. Çünkü herkes en sonunda kendi vardığı noktayla ilgilenir.

Kısadan hisse: Kuşlarla uçmayı sonsuz gökyüzünde, yeşil çayırlarda yatmayı, çamura girip sürünmeyi, engin denizlerde temizlenip dalgalarla birlikte coşmayı, hem buz gibi suya girip hem ateş gibi yanmayı, gönlünü gül bahçesi yapmayı, bunları yaparken de bir bütün olarak sevginin ışığında yaşamayı becerebilmelidir insan. Çünkü arzuladığın cennet senin cennetindir. Ve mühim olan orda yada burada daima ve her şartta koşulsuz olan sevgidir...

Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş.

Adres : 8. Cadde 77/1 Emek- Ankara
Telefon : 0.312.213 01 32 - 0.312.213 01 33
Gsm : 0 555 274 41 97
E-Posta : ayavarcem@gmail.com
Haritada Göster

Rating , 10 out of 10 based on 500 ratings
haber uzmanlarız psikoloji eğitimleri aile danışmanlığı eğitimi erken boşalma evlilik terapisi vajinismus ankara